GeekGamerNews.com

Sinema ve oyun severlerin günlük dozu!

Venom: Zehirli Öfke incelemesi

Sony’nin 05 Ekim’de vizyona soktuğu Venom: Zehirli Öfke filmini inceledik!

Yıllardır çizgi romanlarda Spider-Man’in ana düşmanlarından olan Venom, beyaz perdede sadece 2007 yılında çıkan Spider-Man 3 filminde gözükmüştü. Kendisini ağırlıklı olarak çizgi roman ve çizgi filmlerde görmekteyiz. 2016 yılında yapılan Marvel ve Sony arasında yapılan anlaşma ile Spider-Man ve Spider-Verse’ün sinema filmlerinde kullanım hakları, Sony tarafına verilen kiralama ücreti sayesinde yeniden Marvel bünyesine geçti ve Spider-Man, ilk olarak Captain America: Civil War filminde gözükerek Marvel Sinematik Evreni’ne dahil oldu.

Spider-Man, Vulture, Peter Parker, Liz, Flash, May Hala, Shocker gibi Spider-Verse karakterlerini Spider-Man: Homecoming ile MCU’de görmeye başladık ve önümüzdeki yıllarda çıkacak diğer iki Spider-Man filmi ile yeni karakterler gelmeye devam edecek. İşler böyle giderken, Sony cephesi ise Marvel’ın kullanmadığı bazı Spider-Verse karakterlerini bir araya getirerek Spider-Man’siz kendi özel sinematik evrenini oluşturma kararı aldı ve Venom’un çekimlerine başladı. Bu özel evrenin ilk meyvesi Venom oldu. Sonrasında ise Silver and Black ve Morpheus filmleri gelecek. Venom’un ikinci ve üçüncü filmlerinin de geleceği biliniyor.

Peki Sony’nin başlattığı ve MCU’de geçmeyen, bu alternatif evrenin ilk üyesi Venom: Zehirli Öfke nasıl oldu? Bu incelememizde filmin olumlu ve olumsuz yanlarına değinerek karakterin yeni kökenine göz atacağız. İncelememizde yer yer “spoiler” olabileceğini unutmayın!

Filmin Konusu

Eddie Brock, başarılı bir gazeteci ama kendi dünyasında hafif ezik gözüken bir tiptir. Sevgilisi Anne ile evlilik hazırlıklarında olan Eddie Brock, Carlton Drake isimli bir iş adamının işlerini sorgulamaya başlar. Carlton Drake’in günümüzün Elon Musk’ına doğrudan benzetildiğini söylememiz lazım. Karakterin beyaz perdedeki halinin iyi olduğunu söyleyebiliriz. Carlton Drake ise sahip olduğu roketleri uzaya yollayarak yeni kaynaklar ve gezegenler arama peşinde. Buldukları bir kuyruklu yıldızda ise simbiyotları keşfediyorlar ve Drake’in aklına insanlar ve simnbiyotları birleştirerek ortak yeni bir yaşam formu oluşturma fikri aklına geliyor. Hikayede burada başlıyor. Drake amacına ulaşmaya çalışırken, Brock işlere çomak sokuyor. Eddie Brock işinden oluyor, sevgilisinden ayrılıyor ve kötü bir hayata yelken açıyor. Ardından simbiyotlardan biri olan Venom ile karşılaşıyor ve filmin başında tüm sürücüleri öldüren Venom, Eddie’yi dikkate değer buluyor ve kendisine zarar vermeden vücudu ile uyum sağlıyor.

Filmin sonuna doğru ise aslında bütün planın simbiyotların lideri Riot’a ait olduğunu öğreniyoruz. Riot, Drake’in füzelerini kullanarak kuyruklu yıldızdaki milyonlarca simbiyotu dünyaya getirmek istiyor ve insanları yiyecek olarak tüketerek simbiyotların yaşamının devamını getirmek istiyor. Venom’da Riot’un emrinde bir simbiyot. Gezegene Riot ve Venom dışında gelen iki simbiyot daha var. Bu iki simbiyotların isimleri belli değil ve sadece deneklerin gösterildiği deney anlarında görüyoruz ama hikayede aktif olarak yer almıyorlar. Kırmızı simbiyotun filmin sonunda karşımıza Carnage olarak çıktığını görüyoruz elbette.

CGI, Animasyon ve Efektler

Düşük bütçeli olarak çekilen Venom, Tom Hardy’nin efsane oyunculuğu ve ortalama bir hikaye ile karşımıza çıkıyor. Filmin ilk fragmanı çıktığında animasyon ve efektlere yoğun eleştiri olmuştu. Daha sonra çıkan fragmanlarda ise bu sorun giderek azaldı. Bugün filmi 3 boyutlu olarak izlediğimizde animasyonların asla göze batmadığını söyleyebilirim. Elbette bu saatten sonra kimse kolay kolay süper kahraman filmlerinde Avengers: Infinity War kalitesi beklemesin ama Venom, bütçesine göre gayet iyi bir performans sergiliyor.

Venom’un kökeni Spider-Man’in olmaması nedeniyle bu filmde değiştiriliyor. Karşımıza iyi bir Eddie Brock ve Venom çıkıyor. Hatta Eddie Brock fazla iyi ve filmin başında insanları yemek isteyen hafif kötü Venom’u bile bir süper kahraman gibi iyilerin yanına sokmayı başarıyor. Riot ve diğer simbiyotlar kötülüklerinden çekinmezken, Venom’un da içinde bir iyilik olduğunu görüyoruz. Elbette bunun temel sebebi filmde Venom’un da kendi gezegeninde dünyadaki Eddie Brock gibi ezik ve saygı duyulmayan biri olarak yaşaması olarak gösteriliyor.

Venom’un vücudu gayet iyi uyarlanmış. Spider-Man olmadığı için ağ atma veya vücudunda örümcek logosunun olması gibi detaylar yok. Ama Spider-Man 3’te gördüğümüz amatör korku filmlerindeki kostümlere benzeyen Venom uyarlamasından sonra bu yeni Venom’un taş gibi olduğunu söylemeliyiz. Simbiyotun hareketleri, renk yoğunluğu, o efsanevi Venom sesi, ağ yerine vücudunda kullandığı diğer noktaları derken güzel bir seyir zevki veriyor. Diğer simbiyotlardan kırmızı ve sarı olanı insan formunda görmüyoruz ama Riot’u da Venom gibi insan olarak görebiliyoruz ve o da gayet iyi!

Filmin ana tema müziğini Eminem yaptı. Eddie Brock’un çalkantılı hayatına, RAP türündeki bu şarkı “cuk” oturmuş durumda. Onun dışında filmin kendi orijinal film müzikleri, diğer ses efektleri gibi detaylarda animasyonlar gibi gayet iyi. Oyuncuların, özellikle Tom Hardy ve Riz Ahmed’in performansları takdire şayan. Tom Hardy’nin zaten iyi olacağını düşünüyorduk ama Riot / Carlton Drake karakterlerini oynayan Riz Ahmed’in performansını da çok beğendik. Öte yandan Eddie’nin sevgilisi Anne de umut veren bir performans gösterdi ve kendisinin devam filminde She-Venom olacağını düşünüyoruz.

+13 / +18 konusu ve olumsuz yanlar

İlk etapta Venom’un Logan ve Deadpool gibi R-Rated yani +18 olarak çıkacağı düşünülüyordu ama filmin +13 olarak çıkacağı geçtiğimiz günlerde onaylanmıştı. Gerçekten de öyle oldu ve +13 olarak vizyona girdi. Filmde Venom’un meşhur insan yeme sahneleri vardı ama bu sahnelerde hiç kafanın kopması gibi detayları kamerada göstermediler. Sadece Venom’un kocaman açılan ağzı ve yapışkan uzun dilini görebildik. Kan ve diğer detaylarda pek yoktu. Filmin +13 olarak çıkması bizi biraz üzdü ama Sony’nin gişede kaygı yaşadığı su götürmez bir gerçek. Daha fazla izleyiciye hitap etmesi muhakkak gerekiyor. Tom Hardy, devam filminin +18 olmasını istediğini açıklamıştı ve umuyoruz ki Sony bu kararı uygular. Elbette Venom’un +13 olmasının bir diğer sebebi de karakterin yeni kökeni. Karşımızda “villian” olarak nitelendirilen bir Venom olmadığı gibi, Punisher giib Anti-Hero diyebileceğimiz bir Venom bile yoktu. Kendisi gayet süper kahraman gibi davrandı. Özellikle filmin sonunda. Bu sebeple filmin +18 yerine +13 olması ve biraz daha esprili, yumuşak hareketler içinde olması durumu yaşandı.

Filmde kullanılan espriler, Venom ve Eddie arasındaki şahane diyaloglar süperdi ama Venom gibi ciddi ve karanlık bir film bekleyenleri bu durum üzebilir. İkinci bir Thor: Ragnarok vakası yaşamaktan ürkebilirsiniz. Elbette o kadar da esprili olmadığını, basında söylendiği gibi romantik komedi gibi saçmalıklara girmediklerini belirtelim. Filmin olumsuz diğer yanı ise kesinlikle süresi ve ilerleyişi. Film, gayet güzel bir hikaye akışına sahipti ama bu akışın ilk yarısı gereğinden fazla sakin ve uzun geçti. Venom’u filmin ikinci yarısında doğru dürüst görebildik ve hemen Riot ile final savaşı geldi. Filmin 112 dakikalık süresi de günümüz için biraz kısa kaldı. Ortalama 130 dakikalık süre ile ve Venom’lu sahneleri biraz daha erkene alarak daha heyecanlı ve güzel bir seyir zevki sunulabilirdi.

Venom’un ve Spider-Man’siz Sony evreninin geleceği

Venom’un iki after-credits sahnesi var. İlk sahnede Carnage’i görüyoruz ama simbiyotu göremiyoruz. Sadece simbiyotun gireceği insanı yani sürücüyü görüyoruz. İkinci sahnede ise Aralık 2018’de vizyona girecek Spider-Man: Into the Spider-Verse animasyon filminden birkaç dakikalık bir sahne var ki bu pek alışık olmadığımız bir durum. Sanıyoruz ki Sony, animasyon filminin de gişesine pek güvenmiyor ve Venom’da böyle bir reklam yapma gereği duymuş. Miles Morales’i Aralık’tan önce görmek isteyenler, kesinlikle ikinci sahneyi de beklesin!

Bazı olumsuz noktalarına karşın yıllar sonra karşımıza çıkan Venom, geleceğe dair umutlarımızı yeniden yeşertti. Tom Hardy’nin efsane oyunculuğu ve Venom’un yeni köken hikayesi ile bizleri uzun bir yolculuk bekliyor. Spider-Man olmadan da Venom’u ve Eddie Brock’u gördük ve bunun gayet de başarılı yapılabildiğini öğrendik. Venom: Zehirli Öfke kesinlikle gitmeniz gereken ve verdiğiniz paraya acımayacağınız güzel bir hafta sonu filmi. Eddie’nin sevgilisi Anne de filmde kısa bir süre Venom’u kuşanıyor ve kendisini She-Venom olarak görüyoruz. Buradan hareketle önümüzdeki Venom filminde sadece ana Venom’u değil, She-Venom ve Carnage karakterlerini de göreceğiz.

Bunun dışında Venom ile aynı evrende geçen Silver and Black ve Morpheus filmlerini de artık dört gözle bekliyoruz. Venom’un bu karakterlerle bir araya gelip gelmeyeceği, gelirse nasıl bir süper kötüye karşı mücadele edecekleri gibi detaylar bizlerin ilgisini çekiyor. Umuyoruz ki Sony, Spider-Man olmadan başlattığı bu evreni eline yüzüne bulaştırmadan devam ettirir ve bol bol filmlerle güzel bir alternatif evren oluşturur. Hatta gönül ister ki Venom’un gişesi başarılı olsun ve Marvel’ın dikkati bu noktaya çekilerek Tom Hardy’li Venom’u sinematik evrene dahil etsin. Elbette bütün bunlar yakın gelecekte düşünülecek konular!

%d blogcu bunu beğendi: